Anasayfa


  Aikido
  Iwama Ryu
  
  O'Sensei
  Morihiro Saito Sensei
  Hitohiro Saito Sensei
  Mehmet S. Doğu
  Aiki Shuren Dojo İstanbul
 
  Fotoğraflar
  Video
  Doshu Moriteru
  Ueshiba'nın Makalesi
  Saito Sensei’nin Aziz
  Hatırası İçin Bir Yazı,
  T.K. Chiba, 8. Dan Shihan
  Uchideshi sistemi
  Forum
  Iwama Ryu Buki
  Linkler
  Hitohiro Saito Sensei'nin
   açıklaması
  O'Sensei Gerçekten
  Modern Aikido'nun Babası mı?
  SEMİNERLER
 





Saito Sensei oğlu ile...


Çalışma Programı
Akşam
Pazartesi 19:30 - 21:00
Salı 19:30 - 21:00
Çarşamba 19:30 - 21:00
Perşembe 19:30 - 21:00
Cuma 19:30 - 21:00
Cumartesi 11:00 - 12:30
Pazar -
Sabah
Pazartesi 07:00 - 08:00
Salı 07:00 - 08:00
Çarşamba 07:00 - 08:00
Perşembe 07:00 - 08:00
Cuma 07:00 - 08:00


Aiki Shuren Dojo Istanbul
Çelebi Mehmet Cad. Atasoy Apt. No:20 Emniyetevleri
4. Levent / İstanbul
Türkiye
 
Dojo ile ilgili bilgi için:
Av. Mehmet S. Doğu
Büro: 0212 234 51 83
 

 
Üye kayıtları ön görüşmeye tabidir.

Daniel Toutain Sensei

TAPINAĞIN KALBİNDE


Aikido’nun kurucusu, sanatını geliştirmek için İwama’ya çekilmeyi tercih etmişti. İşte Morihei Ueshiba, Tokyo’dan uzaktaki bu yerde, en yakın uchi deshi’si olan Saito Morihiro Sensei’ye İwama–Ryu’nun (geleneksel Aikido) sorumluluğunu emanet etti.



Daniel Toutain Sensei Aiki Jinja'nın önünde


Aikido’yu Paris’te, 1968’de, henüz bu disiplinin herkes tarafından tanınmadığı dönemde, Masamichi Noro ile çalışmaya başladım. O sırada on sekiz yaşındaydım. Noro Usta, Tokyo’daki Aikikai’nin, Fransa ve Afrika temsilcisiydi. Dojosu, Constance caddesinde Pigalle’deydi ve dojonun Japon tarzı dekorasyonu ile buraya hakim olan hava, bu mahalleyle gerçek bir zıtlık oluşturmaktaydı. Çok kendine özgü bir yerdi ve yoğun bir eğitim veriliyordu. Kamiza’nın önünde oturan Noro Sensei’nin dikkatli ve sert bakışları, bizi konsantrasyonumuzu en üst düzeyde tutmaya ve sürekli olarak kendimizi geliştirmeye sevk ederdi. Bu başlangıç dönemindeki çalışmaların benim içime işlediğini ve antrenman tarzımı her zaman etkilediğini söylemeliyim. Bu havayı daha sonra, Japonya’da, Saito Usta’nın İwama’daki dojosunda da buldum. Noro Usta’nın yanında, son iki yılı hem öğrenci hem de asistan olarak geçen on yıllık bir süre sonunda, Aikido hakkında pek çok soru sormaya ve araştırma yapmaya devam ediyordum. Bu sırada, 9. dan Morihiro Saito’nun ilk kitapları ve sekiz mm’lik filmlerini buldum. Fakat ne ilginçtir ki, kendisinden çok fazla söz edildiğini duymamıştım. Bu kitap ve filmlerde, çıplak el teknikleri hakkında açık ve kesin açıklamalarla karşılaştım ve o dönemde Aikido öğreten pek çok kişinin yaptığı gibi teknik anlamda bunlardan çok yararlandım. Bu dokümanlarda, Aikido’nun o zamana dek görülmemiş silah teknikleri de bulunmaktaydı. Başka hiçbir yerde rastlamadığım açıklıkta olan bu dokümanlardaki en küçük ayrıntıyı bile kendi tekniğime yansıtmaya uğraşırken, bir yandan da Saito Usta ile doğrudan bağlantı kurmanın gerekliliğinin de farkındaydım. Tüm kalbimle Saito Sensei’den eğitim almayı istiyordum fakat ne yazık ki, o dönemde parasal ve ailevi durumum buna izin vermemekteydi. Unutmamak gerekir ki, yetmişli yılların sonlarına dek, güneşin doğduğu ülkeye yolculuk yapmak bugüne göre hiç de kolay değildi.


İçimde Süre Giden Kuşkular


İşte Aikido çalışmamın bu aşamasında, Ekim 1978’de, Nobuyoshi Tamura Sensei ile tanıştım. Sıcak tavrı ve tekniklerdeki ustalığı, beni hemen kendisinin öğrencisi olmaya sevk etti. Onu tüm Fransa ve Avrupa’da izledim. Onunla gerçekten de çok yakındık. O zaman olduğu gibi şimdi de, sahip olduğu büyük özelliklere hayran olan biri olarak, Tamura Sensei’nin, Aikido’nun en büyük senseilerinden biri olduğunu düşünüyorum.


Çok sıkı çalışmış olduğum bu on dokuz seneye rağmen, tekniklerin uygulanması hakkındaki kuşkularım sürmekteydi. Ben de, benim bildiğim Aikido’da eksik gibi görünen gerçekçiliği başka disiplinlerde arama yoluna gittim. Çeşitli yolları denedim ve o dönemde Londra’da yaşayan Çinli bir ustayla dört yıl boyunca Wing Chun (Çin Boksu) çalıştım. İşte burada etkili tekniklerle tanışmıştım! Wing Chun, harika ve çok ileri bir disiplindir. İki disiplini birleştirmeye, ilginç şeyler elde etmeye kalkıştım fakat neyse ki kısa sürede yanlış yolda olduğumu anladım. Bu, benim için kesinlikle inkar edemeyeceğim çok iyi bir deneyim oldu. İşte bu zihin yapısı içindeyken, 1992’de İtalya’daki bir seminer sırasında Saito Usta ile tanıştım. Daha ilk anda, sonunda aradığımı bulduğumu anlamıştım. Onun uke’si olma ve tekniklerinin hiç bir şiddet içermediği halde ne kadar etkili olduklarını görme şansını buldum. Wing Chun çalışırken fark ettiğim gibi hiçbir açık nokta bırakmıyordu, Aikido’nun kurucusu hakkındaki pek çok film seyrettiğim için de, Saito Usta ile çalışırken sanki karşımda O-Sensei varmış ya da O-Sensei onun aracılığıyla beden buluyormuş gibi hissediyordum. Bu duygu çok garipti ve sonunda bunun nedeni anladım; Saito Usta, on sekiz yaşından kırk bir yaşına dek yirmi üç sene boyunca O-Sensei’nin yanında yaşamıştı, bu durumda da başka türlüsünün olması düşünülemezdi zaten.


O-Sensei’nin savaş öncesindeki öğrencileriyle yapılan röportajları içeren “Aikido’nun Ustaları” adlı kitapta, şimdi hayatta bulunmayan fakat savaş öncesi dönemden gelen en ünlü öğrencilerden biri olan Rinjiro Shirata’ya şu soru sorulmuştur; “Sizce, O Sensei’nin öğrencileri arasında ona en yakın olan hangisiydi?” Shirata’nın yanıtı ise oldukça açıktır; “Kuşkusuz, Usta’ya en çok hizmet vermiş olan Morihiro Saito Sensei’dir. İşte ben ona gerçekten şapka çıkartırım. Kendisi, evlenmeden önce O Sensei’nin hizmet etmiş ve İwama’da tarladaki işlerinde ona yardım etmişti. Evlendikten sonra da karısı, Ueshiba Usta’nın karısının hizmetine girdi. Bu nedenle O Sensei, Saito Usta’ya büyük bir içtenlikle her şeyi öğretmiş ve o da aynı içtenlikle bu öğretiyi almıştır. Hatta, kurucu, Dojo’nun yakınında, evini yapması ona bir parça toprak bile vermiş ve kendisini Dojo’nun koruyucusu yapmıştır. Gerçekte, Saito Sensei, kimseninkine benzemeyen bir eğitim almış ve Ueshiba tarafından belirlenen Aikido’nun gelişimine katkıda bulunmuştur. Teknikleri net ve kesindir, en ufak bir açıklık bile bırakmadan son derece sıkı ve kesin bir biçimde uygular.”


Beni Saito Sensei’ye tanıştıran, onun en yakın İtalyan öğrencisi olan Paolo Corallini oldu. 1993’de, kurucunun İwama’daki dojosuna uchi deshi (yatılı öğrenci) olarak kabul edildim. Bu ilk seyahatimden itibaren de, o zamana dek öğrendiğim ve edindiğim her şeyi, tekrar sorgulamam gerektiğini söylemeliyim. Aikido’da ilerlemek için en iyi koşullara sahip olduğunu düşündüğüm bu dojoya, dokuz sene boyunca on beş kez kalmaya gittim. Tüm bu seneler boyunca, Saito Usta’yı hem Avrupa’da düzenlenen seminerlerde izledim hem de kendisini üç kez Fransa’ya davet ettim. Verdiği eğitimin ve kişiliğinin, Aikido çalışanları nasıl kendinden geçirdiğini, onları şevkle doldurduğunu gördüm. Şimdi de, Saito Sensei’nin oğlu ve varisi olan, küçüklüğünde O-Sensei’nin kucağında oturmuş ve henüz altı yaşındayken otuz birli jo katası denilen katayı yapabilen Hitohiro Saito Sensei ile çok yakın bir dostluğum var. O da babasının adına yaraşır bir tekniğe ve da tıpkı babası gibi çekici bir kişiliğe sahip bir usta. Sık sık Rennes’deki dojoma geldiğini ve kendisiyle birlikte Fransa’da başka seminerler düzenleyeceğimizi de belirtmeliyim.


Kurucunun Aikidosu


Aikido’nun pek çok stilini çalışmış olmam, bana stiller arasında bazı karşılaştırmalar yapma fırsatı tanıdı. Burada söz konusu olan, diğer Aikido stillerini ve çalışma yöntemlerini eleştirmek değil, uzun süre Tokyo’daki Aikikai Hombu dojo tarzında modern Aikido çalıştıktan sonra neden İwama Aikidosunda (Geleneksel Aikido) karar kıldığımı tam olarak açıklamaktır. Herkesin bildiği gibi, Aikikai Hombu Dojo’da çalışılan aikido, kurucunun oğlu Kisshomaru Ueshiba tarafından öğretilen modern Aikido’dur. Kurucu ise, Aikidosunu, kırklı yılların başından Nisan 1969’da ölümünden bir yıl öncesine dek yaşamış olduğu İwama’da çalışmış ve geliştirmiştir. İwama’da Saito Sensei tarafından İwama-Ryu adı altında öğretilen Aikido, işte kurucunun yaklaşık bu son otuz yıllık dönemde ortaya çıkardığı Geleneksel Aikido’dur. Morihei Ueshiba’nın eğitimi, öğrencilerine, “Dikkatle bakın, o zaman anlayacaksınız,” demekten oluşmaktaydı. Buna karşılık, gerek Kisshomaru Ueshiba Sensei gerekse Morihiro Saito Sensei, öğrenimi kolaylaştırmak için kurucunun ortaya koyduğu teknikleri düzenlemişler ve sınıflandırmışlardır. Her zaman için, savaş sanatlarında etkili olabilmenin yollarını araştırmış olsam da, şiddet uygulamama isteği bana ilham veren asıl unsur olmuştur. Çalışılan stil ne olursa olsun, amaçlanan hedef gerçekte benzerdir; çalışma arkadaşı ya da rakibinizle uyum içinde olmak, onunla uyumu yakalamak, işte bu nedenle de Aikido, O-Sensei’nin arzusuna uygun bir biçimde barış yolu olarak tanımlanmıştır. Tabii ki, İwama–Ryu ve diğer stiller arasında da, bu uyumun algılanışı bakımından bazı farklılıklar vardır. Sonuçta, bu amaca ulaşmak için kullanılan araçlar da farklı olmuştur.


İwama’da çalışılan Aikido’da, Modern Hombu dojo Aikidosu’ndan farklı olarak çalışma eşinizden sizinle uyum içinde olmasını ve tekniklerin uygulanışı sırasında sizi “izlemesini” beklemezsiniz. Burada, söz konusu olan size çok fazla hoşgörülü davranmayan bir çalışma eşiyle uyumu yakalamaktır. Bu nedenle de çalışma, sağlam tutuşlar ve güçlü saldırılarla başlar. Çalışmanın yoğunluğu ise, uygulamayı yapan kişinin seviyesine göre ayarlanır. Bu da, karşınızdaki kişiyle birlik duygusunu nasıl yakalayacağınızı anlamak için çıkış noktanızı oluşturur. Karşılıklı çalışan iki kişi, başlangıçta uyumu yakalamayabilirler, fakat birliği yaratmak için saldırgan üzerinde mutlak bir denetim kurulması gerekir. Temel teknikler çok kesindirler ve tam bir kesinlikle yapılmalıdırlar. En ufak bir açıklık, en küçük ayrıntının atlanması, uyumun sağlanamamasına yol açar. Bu nedenle de, temel tekniklerin uzun ve kapsamlı bir şekilde çalışılması üzerinde titizlikle durulur. Sağlam temeller oluşturulduğunda, seviyeyi yükseltmek de mümkündür. Bu temel tekniklerde ustalaşmadıkça, bir kaç sene sonra zorluklarla karşılaşılacağı ise çok açıktır.


“Ki no nagare” yani tekniklerin akıcı bir şekilde çalışılması da ayrı bir zaman ister ve bu çalışma da yavaş form (jutai kiho) ve hızlı form (ryutai giho veya kitai giho) gibi aşamalardan oluşur. Saito Sensei’nin, bir gün “ki no nagare” teknikleri yapmayı denerken Ueshiba Sensei’ni kendisini yakaladığını ve ona “Temel teknikleri başarmadan ve üçüncü dan seviyesine ulaşmadan önce bu tür teknikler yapmamalısın!” diyerek onu sert bir şekilde azarladığını anlattığını hatırlıyorum. Günümüzde ise İwama’da öğrenciler bu seviyeye ulaşmadan da bu tarz çalışma yapabilmektedirler. Yine de, eğitimin yüzde seksenini temel teknikler oluşturmaktadır.


“İşe Yarıyor!” Hayali


Bu yöntem, aynı zamanda bedeni güçlendirmenin de bir yoludur. Ama çok hızlı ilerlenir ve zamanından önce akıcı tekniklere geçilirse, akıcı teknikler doğru bir şekilde yapılamazlar veya ancak hoşgörülü bir çalışma eşinin yardımıyla yapılabilirler. Bu da kişide “işe yarıyor” gibi bir yanılsamanın oluşmasına neden olabilir…


Geleneksel Aikido İwama-ryu’da, “ki no nagare” çalışma yapılırken, çalışma eşi, gerçekten saldırmalı ve onun bu saldırısı, temel teknikler ya da “kihon” çalışmasında uygulanan aynı ilkelere göre denetim altına alınmalıdır. Rakipten, tekniğin uygulanabilmesi için harekete uyması istenmemelidir. İwama’da, dikkat nage üzerinde, onun nasıl izleneceği ya da nasıl güzel düşüleceği üzerinde değil, daha çok ukenin nasıl düşürüleceği üzerinde yoğunlaşmaktadır. Üstelik, temel tekniklerin çalışılmaya başlanmasından itibaren, etrafınızın birden çok rakip tarafından çevrilmesi olasılığı dikkate alınır, böylece birden çok kişinin saldırısına karşı yer tutma ve yer değiştirme üzerinde de durulmuş olur. Bu kavram tekniklerin tümünün uygulanmasında görülebilmektedir. Örneğin “kote gaeshi” gibi bir teknik yapılırken çalışma eşinin önünde kalmak ve sonra tekrar onun önüne dönmek gibi bir şey İwama’da söz konusu değildir.


İwama’daki eğitimin en önemli farklarından biri de silah çalışmasının, başlangıçtan itibaren eğitim programının bir parçası olmasıdır. Bu eğitim, suburi’lerle (bireysel uygulamalar) ve “awase’lerle” (çalışma eşiyle uyum sağlama egzersizleri) başlar. Kumitachi, kumijo, jo kataları ve sonra da daha ileri teknikler olan ken tai jo (ken’e karşı jo teknikleri) ile devam eder. Silah çalışmalarındaki ilkeler, çıplak ek tekniklerinde de tam olarak bulunurlar. Silah çalışmaları, çalışmaya daha fazla gerçekçilik ve konsantrasyon katar, Bileklerin ve tutuşların gerçekten kuvvetlenmelerine imkan tanır. Ayrıca Aikiken çalışması, ellerin çalışma sırasındaki pozisyonunun, enerjinin yönünün ve beden pozisyonlarının, çıplak el tekniklerinin daha kesin ve daha güçlü olmalarını sağlar. Daha güçlü olma konusunda, söz konusu olanın saf fizik güç olmadığının üzerinde önemle durmak istiyorum. Burada bahsedilen “kokyu”dur. İwama’da, ufak tefek olup da uzun süredir bu çalışmaları yapan ve olağanüstü bir kokyu’ya sahip Japonlar vardır. Saito Sensei de, “güç kullanarak” çalışan birini gördüğünde ona kızar ve kendisini uyarır. Çıplak elle yapılan çalışmalar, tıpkı silahlı çalışmalar gibi esnekliği ön plana çıkarmalıdır. Kokyu’yu geliştirmek için, kalçaların gücü kullanılmalıdır. İwama-ryu’nun silah tekniklerinde kullanılan beden hareketleri, çıplak elde kullanılanlarla benzerdir. Bu nedenle de silah çalışması, çıplak elle yapılan tekniklerde kokyu’nun gelişmesine katkıda bulunur. O Sensei, İwama’daki Aikiken ve Aikijo tekniklerini başka hiçbir yerde öğretmeden düzenlemiş ve oluşturmuştur. Bu durum, silah tekniklerinin niçin Aikikai Hombu dojo’da çalışılmadığını açıklamaktadır. Modern Aikido çalışan bazı izdeşler, benim de bir zamanlar yaptığım gibi, İaido ve Jodo çalışarak ve öğrendiklerini Aikido ilkelerine uyarlayarak silah çalışmasında ustalaşmanın yollarını aramaktadırlar. Fakat bu teknikler ile, O-Sensei’nin İwama’da geliştirdiği teknikler arasında büyük farklılıklar vardır. Sadece Saito Usta, O-Sensei’den bu konudaki eğitimi tam anlamıyla almıştır. Söz konusu Modern Aikido yapan izdeşler eğitim aldıkları ünlü ve saygın okulların gerçek uzmanları olsalar da, yaptıkları çalışmalar asıl kaynaktan yani İwama’da Saito Usta’dan alınan Aikiken ve Aikijo eğitiminin yerini tutamaz.


Kiai’ler ve Atemi’ler


Kiai, İwama’da hem silahlı hem de çıplak el çalışmalarında geniş ölçüde kullanılmaktadır ve bu konu Modern Aikido ile Geleneksel Aikiod arasında dikkate değer bir farklılık yaratmaktadır. Sessiz video filmlerde kiai’si fark edilen O-Sensei’nin Aikido’ya yaklaşımı anlaşılabilmektedir. Kiai, sadece enerjiyi en üst düzeyde dışa vurmaya değil, aynı zamanda, nefesi ve hareketi gerektiği gibi ritme sokmaya yarar. Yeni başlayanlar ilk başlarda biraz zorluk çekseler de kısa zamanda kendilerine güvenleri gelir ve bu durum, çalışmadaki tavırlarını gözle görülür bir şekilde değiştirir. “Atemi” kullanmak da, başlangıçtan itibaren öğretilir. Teknikler, zarar vermek yerine daha çok rakibin dikkatini dağıtmayı amaçlayan “atemi’ler” olmadan kavranamazlar. Tekniğin ilk adımından itibaren “atemi” yani vuruş ile birlikte tekniği doğru yapmak üzerinde durulur.


İwama’da en ince ayrıntısına dek üzerinde durulan bir başka çalışma da, Bukidori ya da silahlara karşı çıplak el çalışmasıdır. Bu konudaki program gerçekten de eksiksizdir ve pek çok tekniği içerir. Bu çalışmalar sırasında da, bir kez daha çıplak el teknikleri ile silahlı teknikler arasındaki bağ çok açıkça görülebilmektedir.


İwama’da verilen eğitim, Aikido’nun bir bütünü oluşturan tüm farklı yönlerini içermektedir. Ayrıca, tüm bu tekniklerin çeşitlemeleri ve uygulamaları da, teknik sayısını dikkate değer ölçüde artırmaktadır (Yani çalışılamsı gerekenler, Modern Aikido’dakinden fazladır).


Kaeshi Waza ya da kontra ataklar (karşı ataklar) hakkındaki eğitim, Saito Sensei’nin isteği doğrultusunda, bunu açığa vurmayacak kişilere öğretilmektedir, Çünkü bu, öğrencilerde belli bir kafa karışıklığına yol açabilir ve uzun vadede dojo’yu sarsabilir. Şimdiye dek gördüklerim arasında, en eksiksiz eğitim programını ve en etkili teknikleri İwama’da gördüğümü söylemeliyim. Buna karşın asla şiddete doğru anlamsız bir eğilimle karşılaşmadığımı, burada her zaman uyumun ve karşınızdaki kişiye – çalışma eşine – saygının ön plana çıktığını da belirtmeliyim. İwama’ya gitmeden önce de eğitim veren ve Bölgesel Teknik Delegasyonu (UNA) ve Ulusal Teknik Sorumlusu (FFLAB, exFFAB) bir süre görev alan biri olarak, yeni başlayanların ilerlemeleriyle ilgili bazı farklılıklar olduğunu da belirtmem gerekiyor. Yeni öğrencilerimin genel olarak daha hızlı ilerlediklerini ve güçlendiklerini görmekteyim. Yüzde yüz olarak, hiç değiştirmeden uyguladığım İwama eğitimi sayesinde temelleri emin ve kalıcı bir şekilde atmakta, bir sorun yaşamadan daha ileri tekniklere geçmelerine imkan tanıyan duruş ve hareket becerisini tam anlamıyla kazanmaktadırlar. Tekniklerdeki mantık ve açıklık, Aikido’nun anlamını daha hızlı anlamalarını sağlamaktadır. İlk aydan beri çalıştıkları silah teknikleri, onlara daha fazla sağlamlık, güç vermekte ve bir şekilde tekniklerini göze daha hoş görünür kılmaktadır. İwama tarzı çalışmayı ön plana çıkarmamın nedeni, yaptığım seçimin nedenlerini açıklamak ve deneyimlerimi paylaşmaktır. Dokuz sene önce İwama’ya gitmemden beri karşılaştığım bu farklılıkları açıklarken, amacımın başka hiçbir tarz ya da stildeki çalışmayı eleştirmek olmadığını bir kez daha ve önemle vurgulamak istiyorum. Herkes kendi yolunu bulmak durumundadır ve içten oldukları ölçüde tüm seçimler saygıdeğerdir. Saito Sensei, sık sık öğrencilerine, daha başka seçenekleri de görmelerini, kendilerine özgü deneyimleri kazanmalarını ve sonra kendilerine en çok uyanı seçmelerini önerir. İwama’da da başka stilleri çalışıp sonra İwama’ya geçiş yapan ve her zaman memnunlukla kabul edilen izdeşler vardır. Benim seminerlerime uzun yıllardır katıldıkları halde tam olarak İwama Aikidosunu çalışmayan kişiler de vardır. Herkes özgür kalmalı kendisine en çok uyan şekilde gelişmelidir. Her şeyden önce Aikido bir kalp işidir. Hepsi aynı barış idealinin peşindedir ve her stilin çıkış noktası aynıdır; Morihei Ueshiba Usta. Bu şiddet ve savaş dolu dünyada da bu barış ideali şimdiye dek olmadığı kadar önem kazanmaktadır. Öyleyse biz de, kendi çapımızda, Aiki Jinja’daki bir pano üzerine pek çok dilde yazılmış olan, O Sensei’nin arzusuna katkıda bulunmaya çalışalım, “Dünya üzerinde barış hüküm sürsün.”


Daniel Toutain, İwama-Ryu, 6. Dan.


UCHİ DESHİ SİSTEMİ VEYA YATILI ÖĞRENCİLER



Uchi deshi sistemi, geleneksel bir eğitim yöntemidir. Öğrenci ya da izdeş, ustasının yanında yaşar ve tam bir eğitim alır. Bunun karşılığında da, günlük işlerinde ustaya yardım etmek zorundadır. Pratik çalışmanın dışında, izdeş ve usta arasında bir güven gelişir ve Usta, zaman içinde bildiği her şeyi öğrencisine öğretebilir. Öğrenci, öğrendiklerini uyguladığını ve sürekli olarak uyanık ve dikkatli olduğunu kanıtlamak zorundadır. Hayatı hiç de kolay değildir. Bu yöntem, çok uzun süreden beri Çin’de kullanılmış, yetim çocuklar bu şekilde eğitilmişlerdir. Çocuklarının iyi bir eğitim almasını isteyen zengin aileler de kimi zaman bu yöntemi kullanmışladır. Kuşkusuz, benzer öğretim koşullarını başka pek çok kültürde de bulmak mümkündür. Aikido konusuna gelince, kurucunun İwama’daki dojosu, her ne kadar buradaki yaşam eskiye oranla daha kolay ve daha farklı olsa da bu geleneğin sürdüğü ender dojolardan biridir.


Günlük program oldukça yoğundur. Çok erken kalkılır ve antrenmanlar haricinde yapılacak pek çok iş vardır. Bu programın ayrıntılarına girmeden, önemli olanın burada kalındığı sıradaki zihin yapısı olduğunu söylemek isterim. Burada üretken olmak ve çeşitli işleri içtenlikle yapmak, her zaman bir iş yapmaya hazır olmak gerekir. İwama’da, uchi deshi’lere ayrılmış mutfakta, “Yapılması gereken işlerde her zaman başkalarına yardımcı olunuz” ya da “Yapmanız gerekeni hemen ve çabucak yapınız”, gibi temel kuralları hatırlatan panolar görülebilir.


Morihiro Saito Sensei, Ueshiba Sensei’nin yanında yirmi üç yıl yaşamış ve bu dönem boyunca her gün, tarlada ve diğer işlerinde O-Sensei’ye yardım etmiş, her an onun yanında olmuştur. Bu özel konum da, onun özel bir eğitim almasına ve Aikido’nun gelişiminin tanığı olarak, O-Sensei ile kimi zaman tükenmenin eşiğine geldiği özel çalışmalar yapmasına imkan tanımıştır. Saito Sensei, günümüzde de uchi deshi öğrenci kabul etmeye devam etmektedir. İwama’da yatılı bir öğrenci olmak için, bir tavsiye mektubu gerekmektedir. Ayrıca Saito Sensei, bu adayın, Iwama-ryu çalışmasında en az altı aylık deneyimi olmasını da şart koşmaktadır. Her ne kadar şartlar Saito Sensei’nin yaşadığı şartlara hiç benzemese de, yine de bu eğitim sisteminin en iyi sistem olduğu gerçeğini hiçbir şey değiştirmez. Çünkü bu sayede tam ve eksiksiz bir eğitim almak mümkün olabilmektedir. Toplu bir yaşam sürmeyi öğrenmek de kişi için çok eğitici ve ruhsal yönden çok zenginleştirici bir deneyimdir. Ben de, Rennes’deki geleneksel dojomda bu sistemi uyguluyorum ve her ay uchi deshi kabul ediyorum. Çoğu eğitmen olan izdeşler, hem Fransa’nın her yerinden, hem de yurt dışından, İwama tarzı çalışmayı mükemmelleştirmek veya keşfetmek için gelmektedirler. Böylece, her yönüyle bu deneyimi yaşar ve Japonya’ya gitmeden önce buna hazırlanma şansı bulurlar. Bu, aynı zamanda, eğitim gören herkesin, başka bir şekilde tanışma fırsatı bulamayacakları diğer izdeşlerle gerçek dostluk bağları kurmaları için de bir fırsattır.


TERİMLER
Iwama Shinshin Aiki Shuren Kai
Iwama Ryu Takemusu Aikido Ana Organizasyonu

Ai Hanmi
Çapraz duruş

Aiki Jo
Aikido'ya özgü sopa çalışması

Aiki Ken
Aikido'ya özgü kılıç çalışması

Aikikai Hombu Dojo
Aikikai vakfının merkez dojosu

Atemi
Hayati noktalara yapılan vuruş

Bokken
Tahta kılıç

Daito-ryu Aikijujutsu
Jujutsu okulu ve aikido tekniklerinin çıkış noktası

Deguchi, Onisaburo (1871-1948)
Morihei Ueshiba'nın düşüncelerine kuvvetli etkisi olan dini Omoto tarikatının ruhani lideri

Gyaku Hanmi
Karşı duruş

Henka
Çeşit, değişik

Henkawaza
Teknik çeşidi

Ikkyo
İlk eğitim

Jo
Sopa

Katadori
Omuzdan tutuş

Katatedori
Tek el ile karşıdakinin bileğinden tutuş

Ken
Kılıç

Ki
Ruh veya enerji

Kobukan Dojo
Morihei Ueshiba'nın Tokyo, Shinjuku'da yer alan savaştan önceki dojosu

Kokyuho
Solunum metodu; nefer geliştirme, ki ve sağlam pozisyon egzersizi

Kosadori
Çapraz elle tutuş

Kuden
Sözlü eğitim

Morotedori
İki elle tutuş (iki elle tek el tutulur)

Munadori
Göğüsten tutuş

Nikyo
İkinci eğitim

O-Sensei
Esas olarak "Büyük Hoca", Morihei Ueshiba'yı tanımlamak için kullanılmaktadır

Omote
Ön; giriş tekniklerini tanımlamak için kullanılır

Omotokyo
20. yüzyılın başlarında Japonya'da ortaya çıkan Shinto tabanlı dini tarikat

Oyouwaza
Teknikte o an için üretilen çözüm

Ryotedori
Her el rakibin bir elini tutar

Sankyo
Üçüncü eğitim

Shomenuchi
Yukarıdan aşağıya yapılan dikey atak

Sodedori
Elbisenin dirsek hizasından tutulması

Sodeguchidori
Elbisenin kol ağızından tutulması

Suwariwaza
Yer teknikleri

Tai no henko
Vücudun yer değiştirmesi; tam dönebilme yeteneğini kazandırmak için yapılan egzersiz

Taijutsu
Vücut teknikleri; çıplak elle uygulanan teknikler

Takeda, Sokaku (1859-1943)
Daito-ryu aikijujutsu'nun adını duyuran ve Morihei Ueshiba'nın en önemli savaş sanatları hocası

Takemusu Aiki
Savaş tekniklerinin aslı; aikido tekniklerinin anında ve üst düzeyde uygulanmasını tanımlar

Tegatana
Açık elle kesme vuruşu yapan el

Ueshiba, Morihei (1883-1969)
Aikido'nun kurucusu

Ura
Arka, geri (rakibin); dönerek veya arkaya geçilerek yapılan hareketleri tanımlar

Ushiro
Geri, arka (kişinin kendisinin)

Yokomenuchi
Başa yandan yapılan saldırı

Yonkyo
Dördüncü eğitim